Home Dijital Gazete Enflasyonist olguların politika yansımaları

Enflasyonist olguların politika yansımaları

by ekonomifinansajansi

Başlangıçta 3 olan Fed faiz artırımı beklentilerinin bazı kesimlerde 7’ye kadar çıkması, enflasyon riski ile ilişkilendirilmektedir. Bu döngü içerisinde sıkılaşma etkisi noktasında Fed’in bilançoya ne kadar müdahalede bulunacağı bu aşamadan sonra kritik olacaktır. Bilanço küçülmesi piyasa açısından hala merkezi ve tam olarak fiyatlandırılmamış bir unsur. Cuma günü gelecek olan istihdam verisinin “sıkı ve enflasyon yaratan bir işgücü piyasası” olgusu anlamında Fed’in kriterlerine hizmet etme derecesine dikkat edeceğiz. Bu süreçte iyi veri = kötü fiyatlandırmayı genelleyebiliriz.

FOMC sonrasında Powell, gerekirse daha da fazla sıkılaşabileceklerinin sinyalini yaktı. Veriye bağlı politika ve enflasyona karşı hızlı sıkılaşma olguları şu anda tam orta bir yerde duruyor. Ancak önceki sıkılaşma döngüleriyle kıyaslandığında, Fed’in özellikle 2015’te bu kadar yüksek enflasyonla karşılaşmamış olduğunu da düşünmek gerekir. Fed 16 Mart’ta faiz adımını atacak, ekonomiyi fazla sıkılaştırmamak adına 50 baz puana üyelerin bazıları biraz temkinli yaklaşıyorlar. FOMC’nin yıl sonuna kadar 125 baz puan artıracağı ve 15 Haziran veya 27 Temmuz toplantısında bilanço indiriminin başladığını açıklayacağı bekleniliyor. 16 Mart, 4 Mayıs ve 15 Haziran tarihli politika toplantılarında konsekütif faiz artırımları söz konusu olabilir. Bu toplantılarda faiz artırım oranının 25 baz puan olacağını varsayıyoruz. Sonuç olarak, bugün bir önceki döngüye göre daha hızlı bir parasal sıkılaştırma temposu uygun görünüyor.

Negatif getirili tahvil miktarı Mart 2020’den bu yana en düşük seviye olan 9 trilyon doların altına geriledi. ABD 10 yıllıklarında güncel seviye %1,79, 2 yıllıkta ise %1,16 seviyesindeyiz. 2-10 yıllık spreadinde düşüş gözlemliyoruz. Aynı zamanda ABD-Alman spreadi açısından bu haftanın ECB açıklamaları da önemli olacak. Kısa vadede piyasa ECB açısından da bu yıl sonuna doğru faiz artırım bahislerini ortaya koydu. Orta vadedede ise Fed – ECB ayrışması devam edecektir.

Türk varlıkları tarafında, hükümetin dövize endeksli lira mevduat planının yeni yayınlanan detayları izleniyor. Türk Lirası’ndaki erimenin ardından, Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan, 20 Aralık’ta dövize bağlı lira mevduatı sunma taahhüdünü içeren para birimini desteklemek için bir plan açıklamıştı. Bu plan zamanla bireysellerden kurumsal yatırımcılara doğru da genişletildi ve dövizden liraya dönen şirketlerin, kur korumalı mevduat hesabından geçişlerde bu kazançların kurumlar vergisinden muaf olacağı açıklandı. Programda firmaların altı ay süreyle fon bağlaması gerektiğini gösteren esaslar ise talebi sınırlayabilir.

Merkez Bankası Resmi Gazete’ye göre kur korumalı mevduat ürünü için maksimum faiz oranını belirleme yetkisine sahip olacak. Döviz talebinin bastırılması ve lira bazlı mevduat faizinin sınırlandırılması halinde, enflasyonun %40-50 arasında seyrettiği bir ortamda dövize endeksli mevduatın reel getirileri negatif kalacak

Merkez Bankası, güncel olarak enflasyonu bu yılsonu için %23,2 olarak tahmin etmektedir. Biz ise, Merkez Bankası’nın tahmin patikasına ilişkin riskleri yukarı yönlü olarak değerlendiriyoruz. Bu yılsonuna dair olan enflasyon beklentimiz, güncel faktörlerle %36,7 seviyesindedir. Perşembe günü açıklanacak olan Ocak ayı enflasyonunun, yıllık bazda %45,5 seviyesine yükselmesini bekliyoruz.

Kaynak Tera Yatırım
Hibya Haber Ajansı

Related Posts

Leave a Comment